Zaman trenine binin, 10 Aralık 1919 Çarşamba'sının bir Kastamonu kış gününe gidiyoruz.
Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküş dönemine tuz biber eken 1. Dünya Savaşı, arkasında binlerce ölü, yaralı, dul, yetim, öksüz, tarifi kelimelerle imkansız derin acılar bıraktı.
Mustafa Kemal Paşa, bu gidişata dur demek ve Anadolu coğrafyasının kurtuluşu için 19 Mayıs 1919’da Samsun'a çıkarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna uzanan yolda bağımsızlık fitilini ateşledi.
Her il ve ilçede çeşitli cemiyetler kurularak halk direnişe geçti. 1071'de bu coğrafyaya gelişimizden itibaren hiç işgal yüzü görmeyen Kastamonu halkı da bu haklı mücadelede elini değil gövdesini taşın altına koydu.
Kastamonu Müdafaa-i Hukuk Hanımlar Cemiyeti, bu vahşetlerin protesto edilmesi amacıyla bir miting yapılmasını kararlaştırdı.
Miting Tertip Heyeti Komitesi Başkanlığına Polis Müdürü Halil Bey’in eşi Zekiye Hanım seçildi.
Komitede toplam 7 kadın görevlendirildi.
10 Aralık 1919 Çarşamba Darulmuallimat (Kız Öğrenci Okulu) bahçesinde 3 binden fazla kadın bir araya geldi.
Mitingte, Zekiye Hanım, Darulmuallimat Müdiresi Hikmet Hanım ve yardımcısı İclal Hanım ile daha önceden Mustafa Kemal Paşa'nın talimatıyla Kastamonu’ya görevlendirilen Albay Osman Bey'in kızı Refika Hanım konuşma yaptı.
Kastamonu halkının duygularını ifade eden Zekiye Hanım'ın, "Kardeşler, Hemşireler! Daha 1 sene evvel kırmızı rengi ile başımızda dalgalanan ulu sancağımız görüyorsunuz ki siyahlara, matemlere büründü." diye başlayan konuşması, Kastamonu ve Açıksöz gazetelerinde yayımlandı.
Gazeteler, sütun darlığı nedeniyle sadece Zekiye Hanım'ın konuşmasına yer verebildiklerini duyurdu.
Kastamonu kadınlarından İtilaf devletleri kadınlarına telgraf
Miting kararları İtilaf devletleri başkanlarının eşlerine ve İngiltere Kraliçesi’ne telgraf çekilerek, işgaller ve haksızlıklar kınandı.
ABD Başkanı Wilson’un eşi Edith Wilson’a çekilen telgraf şöyle:
"İşgal kuvvetleri tarafından ülkemiz ve halkımız öyle bir duruma sürüklenmiştir ki; insanlık hissiyle çarpan hiçbir kalbin buna sessiz kalması mümkün değildir. Izdırabımız o kadar büyüktür ki, yurdumuzu ve bağımsızlığımızı korumak uğruna, erkeklerimizle birlikte can vermeyi göze aldık."
İngiltere Kraliçesi Alexandra’ya çekilen telgraf ise şöyle:
"Biz Türklerin uğradığı zulüm, vatanımızın uğradığı haksızlıklar karşısında, insanlığın vicdanı hiç üzüntü duymadı mı? İsteğimiz, ulusal egemenliğimizin tanınmasıdır."
Burada unutulmaması gereken, o günlerde her kadın babasını, eşini, çocuğunu veya bir yakınını mutlaka kaybetmiştir. Her eve bir ateş düşmüştür.
Tarihe "İlk Türk Kadın Mitingi" olarak geçen olay, Kastamonu Valiliği ve 10 Aralık Kadın Platformu Derneği koordinasyonunda çeşitli etkinliklerle her yıl coşkulu şekilde kutlanıyor. 105. yıl dönüm kutlamaları ise Kışla Parkı'ndan Cumhuriyet Meydanı'na gerçekleştirilen kortej yürüyüşüyle başladı.
Engin ruhlu Kastamonu kadınlarına sonsuz hürmet ve minnetle.
DİĞER YAZILARI