YUSUFÇELİK

Yapay zekayla dopdolu 2 gün

Yapay zeka, namıdiğer artificial intelligence (ai).

Son yıllarda sıkça duyduğumuz, hemen hemen her mesleği hızlı bir şekilde dönüştüren yeni dünya düzeninin kaçınılmaz gerçeği.

Kimileri yapay zekanın işini elinden alacağını veya insanlığın sonunu getireceğini düşündüğü için endişe ve korku hissederken kimileri ise bu teknolojiden en verimli şekilde yararlanmak için merak ve heyecan içinde. Ben heyecan ve merak içindekilerdenim.

Bu duygu ve düşüncelerle, Yapay Zeka Politikaları Derneğinin (AIPA) birkaç hafta önce Ankara’da düzenlediği Geleceği Şekillendir temalı "AI Tomorrow Summit 2025"teydim.

Diyebilirsiniz ki, birkaç hafta olmuş zirve biteli, bu zamana kadar niye yazmadın? Araya bir sürü şey girdi ve yazmaya odaklanamadım. 

Zirvede, veri analizi, ekonomi, tarım, sağlık, doğal afetler, savunma ve daha birçok konunun yapay zekayla ilişkisini ele alan yerli ve yabancı konuşmacıları dinledik. Ufuk açıcı bilgiler verdiler dünyanın çeşitli bölgelerindeki son gelişmelerden.

Bunlardan birkaç örnek vermek gerekirse sağlık alanında, özellikle çocukluk çağı kanserlerinin tedavisinde kullanılan yapay zeka araçlarının parkinson hastalığının erken teşhisi gibi projelerle hayatları nasıl dönüştürdüğüne değinildi.

Sel, deprem ve yangın gibi felaketlerde yapay zekanın erken uyarı sistemleri ve afetzedelere güncel bilgi sağlama konusundaki rolü üzerinde duruldu. Google'ın orman yangını tespiti ve sel tahmini üzerine uzun yıllardır çalıştığı belirtildi.

Türkiye ve üretken yapay zeka

Türkiye özelinde ise sadece üretken yapay zekanın Gayri Safi Yurt İçi Hasılaya (GSYİH) 10 yıl içinde yüzde 5 katkı sağlayabileceği ve bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğine işaret edildi.

Devletin örnek olması, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yapay zekayı benimsemesi, toplumun her kesiminin yapay zekayı anlaması ve kullanması için eğitim ve yetenek geliştirme programlarının gerekliliği yine önemli mesajlardan biriydi.

Bu arada, İletişim Başkanlığının da yapay zekayla ilgili bir çalışması varmış. Kişiye özel gündem hazırlayan bir yapay zeka modeli üzerinde çalışıyorlarmış. Başarılar dilerim, ilk kullanıcılarından birinin ben olacağı kesin.

Robotlar insanlarla sohbet etti ve içecek servis etti

Zirvede, teknoloji ve yapay zeka ekosistemine katkı sağlayan çeşitli firmaların açtığı stantları gezdim. Bu stantlarda yerli firmaların yapay zeka çalışmalarını yerinde görünce ülkemizin geleceği adına umudum ve heyecanım arttı.

Sosyal robot ADA 7, zirvenin en gözdesiydi diyebilirim. ADA 7 ile benim gibi herkes bol bol koyu sohbete daldı. ADA 7, yüzleri tanıyor ve nesneleri tespit ediyor. Saniyede 0,6 metre mesafe kat ediyor ve 360 derece dönebiliyor. Konuşması esnasında sabit durmayarak insan benzeri jest ve mimikleriyle insanlarla adeta duygusal bağ varmış gibi iletişim kuruyor. 

Bir de hizmet robotu vardı. Stant alanındaki kokteyl bölümlerinde dolaşarak içecek servis etti ve boşları topladı. QR menü aracılığıyla müşterilerden sipariş de alıyor. Daha birçok özelliği de var.

Google standında yapay zeka destekli kişisel bir asistan NotebookLM hakkında detaylı bilgi aldım.  NotebookLM, kullanıcıların kendi belgelerini yükleyerek hızlı özetler, veri analizi, konuşma taslakları ve hatta podcastler oluşturmasına yardımcı oluyor.

Türkiye’nin yapay zeka kurumu ihtiyacı

Türkiye’nin, küresel yapay zeka yarışında insan odaklı bir modelle öncü ve oyun kurucu bir ülke olmasını arzu ediyoruz.

Yapay zekanın hızla gelişen ve hayatın her alanına nüfuz eden yapısı göz önüne alındığında, bu alandaki ilerlemeleri yönetmek, yönlendirmek ve farklı paydaşlar arasında koordinasyonu sağlamak büyük önem taşımaktadır. Bu koordinasyon için Türkiye’nin orkestra şefliği yapacak bir yapay zeka kurumuna ihtiyacı var. Bu bir Yapay Zeka Bakanlığı da olabilir; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı bir Yapay Zeka Genel Müdürlüğü de olabilir.

AIPA Başkanı ve Kurucusu Zafer Küçükşabanoğlu’nun kayda değer şu çağrısı da önemli:

“Bu topraklarda ‘makineler düşünebilir mi?’ diyerek yapay zekayı ilk kez dillendiren Ord. Prof. Dr. Cahit Arf’ın ismi verilerek bir yapay zeka üniversitesi kurulmalı. Türkiye, eğer böyle bir üniversite kurarsa, dünyadaki 2. yapay zeka üniversitesini kuran ülke olacak.”

AIPA Yapay Zeka Fotoğraf Sergisi

İnsan ve yapay zeka, Marvel serisinin kahramanı TURKOMAN, atletizm ve robot giyim, kelebek göçüne sahne olan İstanbul, yapay zeka destekli uzay giysileri, kayıp şehir Atlantis’in bulunuşu, kurumuş toprağın ortasında insan ve yapay zeka, robot aşçılar, insanlığın uzaya göçü, Ord. Prof. Dr. Cahit Arf Yapay Zeka Üniversitesi konulu seçkiden oluşan “AIPA Yapay Zeka Fotoğraf Sergisi” de zirvenin renkli köşelerinden biriydi.

Tek tek saydım, şövalelerde dizili 10 fotoğraf vardı. Tamamını gezerek fotoğraf altı yazılarını da okudum. Alt yazıların roman tadında akıcı, sürükleyici ve keyifli bir dili vardı. 

Toprağın Son Umudu başlıklı fotoğrafın alt yazısını sizlerle paylaşmak isterim. Şöyle yazılıydı:

“Kurumuş toprakların ortasında insan ve yapay zeka el ele. Geleceği yeniden yeşertme çabası, tükenen dünyada filizlenen bir umut. Gelişmiş dronelar toprağın verimliliğini analiz ederken, insanlar umutla yeni bir başlangıcın tohumunu ekiyor.”

Çeşitli kategorilerde yapay zeka ekosistemine katkı sağlayanların ödül töreniyle son bulan zirvede, Prof. Dr. Aziz Sancar Özel Ödülü’nü ABD’de çalışmalarını sürdüren Türk bilim insanı Canan Dağdeviren kazandı. Türkiye, şu anda dünya yapay zeka endeksinde 47. sırada. AIPA, ülkemizin ilk 10'a girmesine için ekosisteme katkı sağlamaya çalışıyor.

Devlet erkanının da katılımıyla 2 gün ülke gündeminde yapay zeka konuşuldu, yazıldı ve çizildi.

Teşekkürler AIPA.