YUSUFÇELİK

Bozkırın tezenesi

Gönül dağı yağmur yağmur boran olunca

Akar can özümde sel gizli gizli

Bir tenhada can cananı bulunca

Sinemi yaralar yar oy, yar oy

Dil gizli gizli

 

Dost elinden gel olmazsa varılmaz

Rızasız bahçenin gülü derilmez

Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez

Gönülden gönüle gider yar oy, yar oy

Yol gizli gizli

Seher vakti garip garip bülbül öterken

Kirpiklerinin oku yar, yar cana batarken

Cümle alem uykusunda yatarken

Kimseler görmeden yar oy, yar oy

Gel gizli gizli

Hoyratlar görmeden yar oy, yar oy

Gel gizli gizli

***

Sazıyla, sözüyle yüreğimizde derin izler bırakan bir Anadolu ozanı, bir gönül ustası Neşet Ertaş. Namıdiğer bozkırın tezenesi.

Bugün tam 13 yıl olmuş aramızdan ayrılalı. Kendi deyimiyle, "hep yolcuyuz böyle geldik, böyle gideriz. Dünya senin vatanın mı, yurdun mu?"

Neşet Ertaş, Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesine bağlı Abdallar (Kırtıllar) köyünde 1938’de dünyaya geldi ve 8 yaşına kadar köyünde yaşadı. Türk aşıklık geleneğinin temsilcilerinden babası Muharrem Ertaş’ın izinden giderek, ilkokul çağlarında bağlama öğrendi ve müzik yolculuğu başladı. Yörenin düğünlerinde sahne almaya başladı. İlk zamanlarda garip mahlasını kullandı.

Sanatçı, babasının yazdığı "Neden Garip Garip Ötersin Bülbül" türküsünün yer aldığı ilk plağını 1957'de çıkardı. Plakta elde ettiği başarıyla geniş kitlelere ulaşan Ertaş, kısa sürede Anadolu'nun tamamında tanınan ve dinlenen bir halk ozanı oldu.

Türküleriyle hem eğlendirdi hem düşündürdü. Şahsen kendi payıma söyleyeyim, çok şey öğrendim ondan. En çok da sevmeyi, niçin sevmeyi ve nasıl sevmeyi.   

Türk halk müziğine sayısız eserler kazandırdı. TBMM tarafından üstün hizmet madalyasıyla ödüllendirildi ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca "UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi" kapsamında "Yaşayan İnsan Hazinesi" ilan edilerek, ulusal envantere girdi.  

Türkülerinin de ötesinde bulunduğu meclislerde kendine özgü Kırşehir ağzıyla yürekten "gönül" demesiyle hala sesi kulaklarımızda adeta. Babacan tavırlarıyla, derin bilgelik barındıran özlü sohbetleriyle her birimize, her şeyimize renk kattı. Tıpkı ismi gibi neşet etti.

Hayatına yaklaşık 400 plak, birçok kaset ve long play sığdıran usta sanatçımızı bir sonbahar yaprağı gibi bir sonbahar günü 25 Eylül 2012’de, tedavi gördüğü hastanede 74 yaşında kaybettik. Çok zorlu, fakir bir hayat  yaşadı. Bu durumundan çok küçümsendiği de oldu, bunu en iyi anlatan eseri "Dertli Yoldaş" türküsüdür. Neşet Ertaş, milletimizin ortak hafızasıdır. 

Neşe, dert, aşk diye yazılır; NEŞET ERTAŞ diye okunur.

***

Ömrünün bağının gülü solmadan
Varıp bir canana ikrar verdin mi

Garip bülbül gibi feryat ederiz
Cehalet elinde küskün kederiz

Hep yolcuyuz böyle geldik böyle gideriz
Dünya senin vatanın mı, yurdun mu